İniş
İniş, Kuzey ve Güney Işıkları serisinin bir parçası olup Karşılaşılmamış Işık kavramsal çerçevesine aittir. Eser, ışığın artık doğal bir olgu olmaktan çıkarak metafiziksel bir varoluş olarak ortaya çıktığı iniş anını araştırır.
Dikey enerji yapıları, boyutlar arasında sessiz bir geçişi öneren merkezi bir eksen oluşturur. Bu yapı, yalnızca görsel bir kompozisyon değil, aynı zamanda algısal bir yönelim hattı olarak işler.
Kompozisyon, geleneksel manzara yorumunun ötesine geçerek form, atmosfer ve algının birbirine karıştığı bir bilinç alanına açılır. Görünen ile görünmeyen arasındaki sınır giderek çözülür.
Sürrexpressionism dili içinde bu eser, dışsal bir sahneden ziyade içsel bir durumu yansıtır; görünmeyen güçlerin görünür hale geldiği bir açılım ve geçiş alanıdır.



