Sennur Üzgen, çağdaş bir sanatçı ve Surrexpressionism’in yaratıcısıdır; kadınlar, sembolik unsurlar ve psikolojik mekanlar aracılığıyla gizli duyguları ve söylenmemiş anlatıları keşfeden kişisel bir sanatsal dil yaratmıştır. Figüratif ve duygusal soyutlama arasında çalışan eserleri, içsel sessizlik, bastırılmış duygular ve varoluşsal gerilime odaklanır.
Surrexpressionism, ışığın yalnızca görülen bir unsur değil, hissedilen bir varlık olduğu fikrinden doğar. Çalışmalarımda figür, mekân ve atmosfer birbirine karışır; net sınırlar yerine duygusal geçişler oluşur. Görüntü, sabit bir sahne olmaktan çıkar ve içsel bir hareket alanına dönüşür.
Işık, bu dilin merkezinde yer alır. Bazen bir ağırlık, bazen bir nefes gibi davranır; mekânı şekillendirir, duyguyu görünür kılar. İzleyici için algı, tanımlamadan çok sezgiye dayanır. Bu yüzden eserler, tek bir anlamdan ziyade çok katmanlı bir deneyim alanı sunar.
Zaman zaman izleyiciler bu dili kelimelere dökmeye çalışır. Bazı gözlemlerde ışığın “neredeyse göksel bir nefese dönüştüğü”, hareketin ve nüansların ise ustalıkla birleştiği ifade edilmiştir. Bu tür okumalar, çalışmaların kişisel algı sınırlarını aştığını ve ortak bir duygusal alana dokunduğunu gösterir.
Surrexpressionism, net cevaplar vermek yerine izleyiciyi belirsizlik içinde tutmayı tercih eder. Çünkü bazı duygular ancak çözülmeden var olabilir.
“Sur” (ötesi) ve expressionism (dışavurumculuk) kelimelerinden türetilen Surrexpressionism, sadece hissedilenleri ifade etmekle kalmaz, henüz sözcüklere dökülmemiş duyguları görünür hâle getirir. Üzgen’in çalışmalarında sessizlik, bir iletişim biçimi hâline gelir ve görünmeyen benlik su yüzüne çıkar.
Eserlerinde ağırlıklı olarak kadın figürleri görülür—güçlü, dik duruşlu fakat kırılgan. Bu figürler nesne değil, içsel anlatıları, yaşanmış deneyimleri ve çözülmemiş duygusal durumları taşır. Akrilik, karakalem, yağlı pasteller ve kolaj tekniklerini kullanan Üzgen, izleyiciyi psikolojik anlar arasında sürükleyen katmanlı ve sinematik kompozisyonlar yaratır.
Son dönem çalışmalarında Üzgen, figüratif anlatımdan giderek uzaklaşarak ışık, algı ve içsel dönüşüm üzerine yoğunlaşmıştır. Akdeniz Işığı Altında, Night Whispers ve on üç eserden oluşan Northern & Southern Lights serileri, Surrexpressionism’in güncel yönelimlerini yansıtır. Bu eserlerde ışık yalnızca görsel bir unsur değil; hafıza, varlık, dönüşüm ve algı arasında hareket eden aktif bir mevcudiyet olarak ele alınır.
Özellikle Northern & Southern Lights serisi, ışığın maddeye yaklaştığı, atmosfer ile bilinç arasındaki sınırların belirsizleştiği bir araştırma alanı sunar. Bu çalışmalar, sanatçının duygusal soyutlama ile metafizik algı arasında geliştirdiği özgün görsel dili daha da derinleştirir.
Üzgen şu anda İstanbul’da yaşamakta ve çalışmalarını bağımsız olarak sürdürmektedir. Eserleri uluslararası koleksiyonlarda yer almakta, çeşitli çağdaş sanat platformlarında yayımlanmakta ve uluslararası izleyicilerle buluşmaktadır.
Üyelikler: UPSD – Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği Üyesi (UNESCO – IAA/AIAP Türkiye).


